Kayıtlar

-Türkiye nüfusu yaşlanacak, kadın sayısı artacak

-2007-2050 döneminde 73 milyon 875 binden, 96 milyon 498 bine yükselecek Türkiye nüfusunda, 65 yaş ve üstü nüfus '4 katına' çıkacak

-Dünyanın “su dengesi” bozuk…

-Dünyadaki su kaynakları da diğer kaynaklarda olduğu gibi adil dağılmıyor -Bazı ülkeler su içinde yüzerken, çoğu Ortadoğu'da  yer alan  bazı ülkeler ise susuzluktan kırılıyor -Grönland'da kişi başına düşen yıllık tatlı su miktarı  10 milyon  578 bin 950 metreküpü bulurken, Kuveyt'te  sadece 8 metreküpte  kalıyor

-Ekonomide en büyük 100 şehir içinde 2 Türk şehri...

-Tokyo’nun birinci, New York’un ikinci olduğu listede, İstanbul 133 milyar dolarlık GSYH ile 34., Ankara 42 milyar dolarlık GSYH ile 94. sırada yer aldı -Türkiye'nin üçüncü büyük şehri İzmir, ilk 100'e giremezken, 31 milyar dolarlık GSYH ile 117'ncilikte kaldı

-Karayolu uzunluğunda dünya 13’ncüsü olduk

- Türkiye  karayolu uzunluğunda dünya 13’ncüsü, demiryolu uzunluğunda ise dünya 23’üncüsü oldu -Türkiye’nin 385 bin kilometrelik karayolu uzunluğuna karşılık, ilk sıradaki ABD’nin karayolu uzunluğu 6,3 milyon kilometre Ankara – 14.06.2004 - Türkiye , ekonomik gelişmenin temel dayanağı karayolu uzunluğunda  dünya 13’üncüsü, demiryolunda ise 23’üncüsü oldu.

-Türkiye, AB adaylarına fark atıyor...

-Son nüfus sayımı verilerine göre 2002 yılı nüfusu   70 milyon olan Türkiye, 445 milyar dolarlık  satınalma gücü paritesi bazında milli geliriyle,  adaylar arasında ilk sırayı, AB üyeleri arasında ise  Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya’nın ardından 6`ıncı sırayı alıyor Tam üyelik müzakerelerine başlama konusunda Avrupa Birliği`nden (AB) tarih alınmaya çalışıldığı ortamda, veriler, Türkiye`nin diğer 12 aday ülke ile karşılaştırılamayacak kadar büyük bir ülke olduğunu ortaya koyuyor. Son nüfus sayımı verilerine göre 2002 yılı nüfusu 70 milyon olan Türkiye, 2001 yılında yaşanan krize rağmen, 2001 yılı verileriyle 445 milyar dolarlık satınalma gücü paritesi (SGP) bazında milli geliri (gayri safi milli hasıla-GSMH) ile AB`ye aday olan 13 ülke arasında ilk sırayı, AB üyeleri arasında ise Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya’nın ardından 6`ıncı sırayı alıyor.

-Sağlık sistemimiz...

BİR HASTALIĞIN SEYRİ: SAĞLIK SİSTEMİMİZ 1997 yılının Ağustos ayı başında rahatsızlandım. 3 ayrı  hastanede 8  ayrı doktor muayene etti. Hastalığımın seyriyle  ilgili Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin yayın organı Ekonom  Dergisinin Eylül-Aralık 1997 tarihli 6-7’nci sayısına bir yazı yazdım. Aradan 18 yıl geçti. Bu dönemde birçok doktora gittim. Uzun süreler beni takip eden doktorlar oldu. Karaciğerimden, midemden, kolumdam biopsiler yapıldı. Hemen her bölüme muayene oldum. Endoskobileri saymıyorum bile…. Hala hastalığımla ilgili net teşhis konulmadı. Her doktor, farklı bir şey söylüyor. Bildiğim karaciğerimin bozuk, CPK’mın (creatin kinaz) yüksek olduğu. 49 yaşındayım. 40 yaşından sonra diabet de başladı. Ama beklentilerin aksine hala yaşıyorum… Aradan geçen sürede bende de sağlık sistemimizde de çok fazla değişiklik olmadı sanırım. Şimdi de çok zorunlu olmadıkça doktora gitmiyorum. İşin peşini bıraktım.