Yayınlar

Enflasyonda hesaplar tutmayacak…

-TÜFE’de yüzde 14,03’e, Yİ-ÜFE’de yüzde 23,11’e yükseldi -Enflasyonda TÜFE’de son 18 yılın, Yİ-ÜFE’de son 19 yılın en yüksek kasım ayı enflasyonu gerçekleşti -Kasım ayında enflasyon, yıllık bazda, TÜFE’de 15, Yİ-ÜFE’de 17, aylık bazda TÜFE’de 25, Yİ-ÜFE’de 26 ayın en yüksek değerine ulaştı -Aylık artış TÜFE’de yüzde 2,30, Yİ-ÜFE’de yüzde 4,08’e çıktı Enflasyonda tüketici fiyatları endeksinde (TÜFE) son 18 yılın, yurtiçi üretici fiyatları endeksinde (Yİ-ÜFE) son 19 yılın en yüksek kasım ayı enflasyonu gerçekleşti. Aylık artış TÜFE’de yüzde 2,30, yurtiçi üretici fiyatları endeksinde (Yİ-ÜFE) Yİ-ÜFE’de yüzde 4,08’e çıktı. Enlasyon kasım ayında yıllık bazda, TÜFE’de 15, Yİ-ÜFE’de 17, aylık bazda TÜFE’de 25, Yİ-ÜFE’de 26 ayın en yüksek değerine ulaştı. Yİ-ÜFE’de aylık bazda Eylül 2018’deki yüzde 10,88’lik enflasyonun ardından son 26 ayın en yüksek enflasyonu yaşandı. TÜFE yıllık bazda yüzde 14,03, aylık yüzde 2,30, Yİ-ÜFE yıllık bazda yüzde 23,11, aylık bazda 4,08 arttı. Türkiye İstatis

-Çin Haber Ajansına e-ticaretle ilgili demecim

Roundup: Turkey's e-commerce volume expands amid COVID-19 pandemic Source: Xinhua| 2020-08-20 21:55:46|Editor: huaxia ISTANBUL, Aug. 20 (Xinhua) -- Turkey's e-commerce volume surged to 14.2 billion U.S. dollars for the first six months of this year amid the COVID-19 pandemic, Turkish Trade Minister Ruhsar Pekcan announced on Thursday. Pekcan told reporters in the capital Ankara that the e-commerce transactions in the country achieved a 64-percent year-on-year growth between January and June and hit 91.7 billion Turkish liras (14.2 billion dollars). "E-commerce has become an essential way for all sectors doing business both in domestic and foreign trade," she said. "When considering the geostrategic position and logistical advantages of our country, we can become a global e-commerce hub in the upcoming future," Pekcan pointed out, adding that the ministry has been trying to develop new projects to improve the scope of e-commerce even further. The

-Göçmen ülkesi olarak Türkiye…

  Göçte, plansız, programsız yığılma, ülkenin tek başına altından   kalkamayacağı bir sorun yarattı. Başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere dünya, Türkiye’yi bu sorunla baş başa bıraktı.   Dünyanın medeniyet beşiklerinden Anadolu ve Trakya, yeni değil tarihin ilk dönemlerinden bu yana, üç kıtanın kesiştiği bir yerde ve Doğu-Batı, Kuzey-Güney arasında geçiş bölgesinde bulunması nedeniyle her zaman bir göç/göçmen ülkesi oldu. Bu bereketli toprakların ahalisi de gelenlere daima kucak açtı, içlerinde barındırdı. 20 Nisan 2017’de kendi blogumda yayımladığım “Ağla Sevgili Yurdum” yazımda, “İster Anadolu, ister Küçük Asya, ister Hititler gibi ‘bin tanrı ülkesi’ olarak adlandırın fark etmez, doğu da batı da bu topraklarda başlar. İster insan olun, ister göçmen kuş, bu topraklardan geçmeden ne batıya ne doğuya ne kuzeye ne güneye gidemezsin” cümlelerini kullanmışım.  Yine o yazımda da belirttiğim gibi, başı sıkışan bu topraklara geliyor. İspanya ve Portekiz’den kaçan Museviler, Alman

-Enflasyonda Merkez Bankası hedefinin tutmayacağını şimdiden garanti ederim…

  Enflasyon, Ağustos-Aralık dönemi aylık bazda 2019 gibi olursa yılı yüzde 11,75, 2017 şeklinde olursa yüzde 12,26, son 3 yıl ortalamaları seviyesinde gerçekleşirse yüzde 13,56 ile yılı tamamlar. Tek hane hayalden başka bir şey değildir. Bu ülkenin yıllardır çözemediği sorunların ilk sıralarında belki de enflasyon gelir. Enflasyon bu ülkede yeni değil Amerika’nın keşfinden beri 500 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de hep sorun olmuştur. Yeniçeri ayaklanmalarının da Celali isyanlarının da temelinde yatan sebeplerin en başta geleni enflasyondur. Son yıllarda hemen hiçbir zaman enflasyon tahminlerini tutturamayan Merkez Bankası, yeni bir tahminde daha bulundu. Yılsonu enflasyon tahminini 1,5 puan yükselterek yüzde 8,9’a çıkardı. Enflasyonda Merkez Bankası hedefinin tutmayacağını şimdiden garanti ederim. Çünkü hedefler sadece enflasyonda değil, büyümede de işsizlikte de cari açıkta da ihracatta da gerçekçi yapılmıyor. Ulaşılamayacak hedefler konulması oyunu baştan kaybetmekten başka bir sonu

-Elektrik tüketimi ekonominin durumunu ortaya koyuyor…

  Küçülmenin ne kadar olacağı da son baharda yaşanacak gelişmelere bağlı. Dövizdeki sıkıntı ekonomiyi yeniden bir krize sokarsa, ekonomideki daralma artar. Yok eğer, ekonomi bir döviz krizine girmeden yılı atlatırsa ekonomideki daralma yüzde 4-5’leri geçmez. Bu yaz sıcak geçiyor. Sonbahar daha da sıcak geçecek gibi… Elektrik tüketimi ekonominin aynası gibidir. Ekonomi iyiyse elektrik tüketimi artar, kötüyse düşer. Ekonomiyle ilgili öncü göstergelerin de başında elektrik tüketimi gelir.  Birkaç rakam vererek hem yazıya başlayalım hem de 10 Mart 2020 tarihinde ülkemize sıçrayan ve kısa bir sürede ekonomiyi şoke eden yeni koronavirüsün (Covid-19), ekonomiye verdiği hasarı görelim. Anadolu Ajansı elektrik tüketim rakamlarını derleyip haber haline getiriyor. Ayrıntıya girmeden ay ay veriyorum. Yeni koronavirüs salgınının Türkiye’ye yayıldığı Mart ayında, elektrik tüketimi yüzde 0,2, elektrik üretimi yüzde 0,7 gerilerken, elektrik ithalatında yüzde 18,6 artış yaşandı. Koronavirüs salgınının

-İşsiz sayısı nasıl düştü?

  “Şeytan ayrıntıda gizlidir” diye bir söz vardır. Bu konuda da ayrıntıya bakmakta fayda vardır. İşsiz sayısının açıklanan rakamın çok üzerinde olduğu anlaşılıyor   Çin’de Aralık sonunda başlayan yeni koronavirüs (Covid-19) salgını bilindiği gibi 10 Mart’tan itibaren Türkiye’de de görüldü. Nisan-Mayıs ayları sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde de yeni koronavirüs salgınında en şiddetli dönem oldu. Ekonomik faaliyetler dibe vurdu. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında normal olarak işsizlik rakamlarının yükselmesi bekleniyordu. Öyle ya ekonomik faaliyetin şiddetli bir şekilde daraldığı, milletin eve kapandığı bir dönemde işsizliğin artmasından doğal ne olabilirdi ki… Fakat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yine milleti yanıltı ve Nisan ayında işsiz sayısının Mart ayında olduğu gibi gerilediğini yüzde 12,8 oranına indiğini açıkladı. “Şeytan ayrıntıda gizlidir” diye bir söz vardır. Bu konuda da ayrıntıya bakmakta fayda vardır. TÜİK, işsizlik rakamlarını bir önceki yılın aynı d

-Resmi Gazete-Sayı 31171-30.06.2020

  -Kısa çalışma ödeneğinin süresi 1 ay uzatıldı   Kısa çalışma ödeneğinin süresi bir ay uzatıldı. Covid-19 Nedeniyle Dışsal Etkilerden Kaynaklanan Dönemsel Durumlar Kapsamındaki Zorlayıcı Sebep Gerekçesiyle Kısa Çalışma Uygulanan İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresinin Uzatılması Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun ek 2'nci maddesi ile geçici 23'üncü maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde Kovid-19 nedeniyle 30 Haziran 2020 tarihine kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan iş yerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi, yeni bir başvuru ve uygunluk tespiti yapılmasına gerek bulunmaksızın daha önce kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları aşmamak kaydıyla bu kararın yayımlanma tarihi öncesinde kısa çalışma uygulaması biten iş yerleri bakımından 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren, bu kararın yayımlandığı tarihte kısa çalışma uygulaması devam eden iş yer