Kayıtlar

-Seçim sistemleri…

-Tek dereceli, iki dereceli, nispi temsil, dar bölge,  liste  usulü çoğunluk, milli  bakiye, D’Hondt, barajlı,  çifte  barajlı, barajsız, kontenjanlı seçim gibi çok  sayıda  sistemin uygulandığı ve çoğunun ülkemizde  denendiği seçim  sistemleriyle halkın tercihi  doğrultusunda, iktidar  oluşturulmaya çalışılıyor -Öncelikle hiçbir seçim sisteminin mükemmel olmadığını,  her sistemin avantaj  ve dezavantajları içinde taşıdığını belirtmekte fayda var -7 Haziran 2015 seçimlerinde, geçmişte olduğu gibi barajlı D’Hondt dediğimiz  seçim sistemiyle milletvekillerini ve dolayısıyla iktidar ve muhalefeti seçeceğiz -D’Hondt sistemi halkın tercihlerini parlamentoya iyi  yansıttığı için tutulan bir sistem ama yönetimde  istikrar için baraj da gerekiyor -Yüzde 10 barajı, son derece adaletsiz bir sistem. AB ülkelerinin hiçbirinde  baraj yüzde 5’i geçmiyor. Rusya’da yüzde 7 barajı uygulanıyor -Yöne...

-CHP’nin megakenti Sivas mı?

-Önümüzdeki 20 yılda 40 milyar doları kamudan,  160 milyar doları özel  sektörden  olmak üzere  toplam 200 milyar dolarlık yatırım öngörülen  Merkez  Türkiye Projesi, sanki Sivas ilini tarif ediyor -Doğu-Batı, Kuzey-Güney demiryolu hatlarının geçtiği  Sivas, Samsun-Trabzon  ile Mersin-İskenderun’u,  İstanbul-Ankara-İzmir-Bursa ile Erzurum-Kars- Kafkasya’yı  birbirine bağlayan hatların kesişme noktasında -Türkiye’nin batısı ile doğusunu birbirine bağlayan üç önemli  karayolu da  il topraklarından geçiyor -Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e en kısa ulaşım yine Sivas  üzerinden sağlanabiliyor -Sivas, başta Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı,  İran-Türkiye doğalgaz boru hattında görüldüğü gibi  boru hatları için de en uygun geçiş bölgesi -3 milyonluk megakent için Sivas içindeki en uygun alan da Batı-Doğu, Kuzey-Güney demiryolu hatlarının kesiştiği  Çetinkaya ile Sivas merkezi arasındaki Kangal v...

-Patronlar da işsiz kalır…

-Son bir yılda işveren sayısı 58 bin kişi azaldı -Kadın işveren sayısı erkeklerin tersine artarak 87 binden  88 bine çıktı -TÜİK’in istihdam verilerine göre, Şubat ayı itibarıyla  2014’de 1 milyon 164 bin olan işveren sayısı bu yıl  1 milyon 106 bine indi -İşverenlerin yüzde 12,4’ü olan 137 bini  kayıt dışı çalışıyor -İstihdam edilenlerin yüzde 67,7’si ücretli veya yevmiyeli,  yüzde 17,6’sı kendi hesabına, yüzde 10,5’i ücretsiz aile  işçisi, yüzde 4,3’ü  ise işveren konumunda çalışıyor  

-IMF’ye göre Türkiye’de işsizlik artacak

-Türkiye’de 2013 yılında yüzde 9,04, 2014 yılında  yüzde  9,92 olan işsizlik oranı, bu yıl yüzde 11,43’e  çıkacak -İşsizlik oranı, 2016 yılında yüzde 11,64’e kadar yükseldikten sonra, 2017’de yüzde 11,31’e inecek -Türkiye’de işsizlik oranı, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında ise yüzde 11’de kalacak -TÜİK’e göre, işsiz sayısı 2015 Ocak ayında 3 milyon 259 bine çıktı -İşgücüne dahil edilmeyen, iş aramayan ama iş bulsa çalışmaya hazır olan 2 milyon 535 bin kişiyle gerçek  işsiz  sayısı, 5 milyon 794 bine ulaştı

-Traktör sayısı 1 milyon 634 binin üzerinde…

          -Şubat’ta traktör sayısı 4 bin 172 adet artarak  1 milyon 634 bin 400 adede çıktı -En fazla traktör 78 bin 530 adetle Manisa’da, en az traktör 40 adetle Rize’de bulunuyor -Traktör sayısı Şubat ayında 224 adetle en  fazla  Konya’da arttı

-Avrupa ve Kuzey Amerika nükleerden kaçıyor…

-1990 yılında 453,1 milyon ton petrol eşdeğeri (TEP)  olan nükleer  enerji üretimi, her ne kadar 2005 yılında  626,4 milyon TEP’e çıksa da  2013 yılında 563,2 milyon  TEP’e indi -Nükleer enerji üretimi, 2015 yılında 633,2 milyon,  2035’de 841,9  milyon  TEP’e çıkacak. Artış esas  itibarıyla Asya Pasifik’ten gelecek -Avrupa, eski Sovyet cumhuriyetlerinden oluşan Avrasya  ve Türkiye’den  oluşan Avrupa ve Avrasya’nın 2005 yılında  285,4 milyon TEP olan  nükleer  enerji üretimi, 2035 yılında  255,2 milyon TEP’e inecek -Kuzey Amerika’nın 2013 yılında 213,7 milyon TEP olan  nükleer enerji  üretimi ise 2035 yılında 186,2 milyon  TEP düşecek -Buna karşın Asya Pasifik’in 2013 yılında 77,8 milyon  TEP olan nükleer  enerji üretimi, 2035 yılında  377,7 milyon TEP’e çıkacak

-Tüketici güven endeksi 65 puanın da altına indi

-Veriler, tüketici güvensizliğinde sürenin 9 yıla yaklaştığını  gösteriyor -106 aydır (8 yıl 10 ay) “iyimserlik sınırı” olan 100’ü   geçemeyen  tüketici güven endeksi, Mart ayında,  64,4 puanla, hesaplamanın  değiştiği   son 2 yıl 3 ayın  en alt noktasına indi  -Tüketici güven endeksi, 2013 yılının aynı aylarına göre,   2014 yılı  Ocak ayında 3,4, Şubat’ta 7,5, Mart’ta 2,2,  Mayıs’ta 1,5, Haziran’da  2,5, Temmuz’da 4,6, Ağustos’ta  4 puan gerilerken,  Nisan ayında ise  2,9 puan, Eylül ayında   1,9 puan arttı  -Endeks, 2014 Ekim ayında 3,7 puan, Kasım ayında 1,6, Aralık ayında 1,1 puan geriledi ve 67,7 puandan yılı kapattı -Ocak 2015’e 67,7 ile başlayan endeks, Şubat’ta 68,1’e çıktıktan sonra Mart’ta en düşük seviye olan 64,4’e geriledi -2006 Mayıs ayında 100,07’e, 2006 Haziran ayında 92,17’ye inen endeks, o tarihten bu yana 100’ü geçemedi...