Kayıtlar

-Türkiye ekonomisi…

-2015 yılını, her şeye rağmen, bir krize girmeden geçiren Türkiye ekonomisinde, 2014 yılında yüzde 2,9 olan büyüme, tahminlerime göre, 2015 yılında yüzde 4’ler civarında olacak -Büyüme, 2016 yılında, terör, dış finansman ihtiyacının karşılanamaması, ihracatın geleceğinin dış pazarlardaki belirsizlik nedeniyle pek parlak görünmemesi, başta Çin olmak üzere dünya ekonomisindeki olumsuzluklar gibi sebeplerle hedeflenen yüzde 4,5’lik seviyenin altında kalma ihtimalini yüksek buluyorum -Fakat, bölgesel savaş gibi çok büyük olumsuzluklar olmazsa yine de büyüme, yüzde 3,5-4’ler civarında gerçekleşebileceğini tahmin ediyorum. Benzer şekilde tüketimdeki artış da sürecek -Kısa zamanda da işsizliğin makul düzeylere inmeyeceği ortada -Türkiye’nin ekonomideki en önemli sorunlarından olan enflasyon, 2016 yılında da çözülemeyecek. Enflasyonun 2015 yılıyla benzer bir eğilim sergileyeceğini, yüzde 8,5-9’lar düzeyinde gerçekleşebileceğini söyleyebilirim -İhraç malları...

-Tüketici güvensizliğinde 10 yıla doğru…

-118 aydır (9 yıl 10 ay) “iyimserlik sınırı” olan 100’ü geçemeyen  tüketici güven endeksi, Mart’ta, Şubat’a göre 0,4 puanlık artışla 67 puana çıktı -Endeks, Ocak 2016’da 71,6, Şubat’ta 66,6 puana gerilemişti  -2014 yılını 67,7 puandan kapatan tüketici güven endeksi, Ocak 2015’e yine 67,7 puanla başladı -Şubat 2015’de 68,1’e çıktıktan sonra Mart’ta 64,4’e geriledi. Nisan’da 65,4’e çıkan, Mayıs’ta 64,3’e inen, Haziran’da 66,4, Temmuz’da 64,7 olan endeks, Ağustos’ta 62,4’e düştü -Eylül 2015’de, 58,5 puanla, hesaplamanın değiştiği son 3 yıl 3 ayın en alt noktasına inen endeks, Ekim’de 62,8’e, Kasım’da 77,1’e çıktı ve Aralık’ta 2015 yılını 73,6 puanla kapattı -2006 Mayıs ayında 100,07’e, 2006 Haziran ayında 92,17’ye inen endeks, o tarihten bu yana 100’ü geçemedi -Tüketici Güven Endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor;  Tüketici Güven Endeksi’nin 100’den büyük olması tüketici  güvenin...

-Türkiye nüfusu sıcak denizlere akıyor…

-İç göçler, 1965-2015 döneminde nüfusun coğrafi dengesini onarılmayacak şekilde bozdu -Hızla boşalan doğu, kuzey ve kuzeydoğunun nüfustaki payı 50 yılda neredeyse yarı yarıya azaldı -Buna karşı, batı, güney ve güneydoğunun payı, üçte ikiden beşte dörde çıktı -Türkiye’nin 1965 yılında, 31,4 milyon olan nüfusunun, 20,3 milyonu batı, güney ve güneydoğuda, 11,1 milyonu doğu, kuzey ve kuzeydoğudaydı -Yıl 2015’e geldiğinde batı, güney ve güneydoğunun nüfusu 64,5 milyona, doğu, kuzey ve kuzeydoğunun nüfusu ise sadece 14,3 milyona yükseldi -Türkiye yüzölçümünün 1965 yılında yüzde 37,25’ini oluşturan doğu, kuzey ve kuzeydoğunun nüfusta da buna yakın, yüzde 35,2’lik bir paya sahipti. Bu nüfus payı, 2015 yılında yüzde 18,12 gibi önemsiz bir rakama indi -Öyle ki, doğu, kuzey ve kuzeydoğuki 33 il, 1965 yılında, o tarihte İstanbul’a bağlı olan Yalova ile birlikteki İstanbul nüfusunun 4,8 katından fazlaydı. Şimdi bu illerin nüfusu istanbul ve Yalova toplamından ...

-7 Haziran’dan 1 Kasım’a Seçimler…

-7 Haziran’dan 1 Kasım’a Seçimler… -MHP ve HDP’nin kaybettiği 61 milletvekilinin 59’unu (2’sini CHP aldı) kazanan AKP, hükümeti kurmak için yeterli sayı olan 276’yı 41 milletvekili aşarak ülkeyi 4 yıl daha yönetme imkanına kavuştu. Muhalefet ise eline geçen tarihi fırsatı tepti   -Bu dönemde ülkemizde Suruç, Ankara, yurtdışında ise Paris katliamları yaşandı

-Ellinci Yaş: Şimdi Yaşamak Zamanı

-50. yaş, yarım asır dile kolay ama 49'dan farkı yok gibi... Ankara - 18.02.2016 - Yeni bir yaşa, 50 yaşına giriş. 18 Şubat 1966 yılında öğretmen bir baba, ev kadını bir annenin ilk çocuğu olarak, memuriyetin yapıldığı Rize'nin Derebaşı Köyü'nde başlayan hayata yolculuğun 50. yılı... Yarım asır dile kolay... Ama 49'dan farkı yok gibi.  Marcel Proust’un 7 ciltten oluşan “Kayıp Zamanın İzinde” kitabında olduğu gibi hatıralarım ne kadar geriye gider bilmiyorum. Benim ilk, daha doğrusu hatırladığım ilk anılarım bundan 47-48 yıl önceye kadar dayanıyor. Yaşım ne kadardı bilmiyorum ama benden yaklaşık 4 yaş küçük kardeşim Çetin bile olmadığına göre oldukça küçüktüm. En fazla üç yaşındaydım.  

-Motorlu araç sayısı Ocak ayının ilk günlerinde 20 milyonu aştı

-Geçen yıl sonu itibarıyla 19 milyon 994 bin 472 adede ulaşan motorlu araç sayısı Ocak ayının ilk birkaç gününde 20 milyonu aştığı tahmin ediliyor -2002 yılında 8 milyon 655 bin 170 olan motorlu kara taşıtı sayısı, 2004 yılında 10 milyonu, 2010 yılında 15 milyonu, 2016’ın ilk günlerinde ise 20 milyonu geçti -Motorlu araç sayısı, 2015 yılının Ocak ayında 126 bin 867, Aralık ayında ise 112 bin 403 arttı -Buna göre, Aralık ayında günlük ortalama 3 bin 626, Ocak ayında ise 4 bin 92 motorlu araç artışı oldu. 20 milyonu aşması için gerekli olan 5 bin 529 adet motorlu araç sayısının en fazla iki günde karşılanacağı hesaplanabilir -Motorlu araçların yüzde 18,13’ü İstanbul’da, yüzde 8,40’ı Ankara’da, yüzde 6,05’i İzmir’de, yüzde 4,67’si Bursa’da bulunuyor -İstanbul, 3 milyon 624 bin 403 motorlu araçla başı çekerken, Ankara 1 milyon 678 bin 731 motorlu araçla ikinci, İzmir 1 milyon 209 bin 788 motorlu araçla üçüncü sırayı alıyor -Son ikide 9 bin 167 araçla Hakk...

-Yeni yılın ilk 5 dakikasında 14, ilk saatinde 171 bebek doğacak…

-Aylar itibarıyla 2013-2014 doğan bebek sayısının 2015 ve  2016 yılına  projekte edilmesiyle bulunan tahmini rakamlara göre,  yeni yılın Ocak ayının  ilk gününde 4 bin 100, ilk saatinde 171,  ilk 5 dakikasında 14 bebek doğacak -2016 yılında Ocak ayında 127 bin, yılın tamamında ise 1 milyon  436 bin  bebek dünyaya gelecek -Aylar itibarıyla bakıldığında 2014 yılında en fazla bebek Temmuz  ayında  dünyaya geldi -Doğan bebek sayısında Temmuz ayını Ağustos, Ocak, Eylül,  Haziran,  Mayıs, Ekim, Mart, Nisan, Kasım, Aralık ayları izliyor -En az bebek 28 gün olan Şubat ayında doğuyor -Bebek doğumu en fazla olan 6 ay arasında sadece Ocak ayı  kış ayı -Bunda da Aralık ayında doğan bebeklerin bir kısmının, bir yaş büyük gözükmesin diye Ocak ayında doğmuş gösterilmesi veya doğumun ona göre ayarlanmasının yattığı sanılıyor