Kayıtlar

-Cumhuriyet döneminde elektrik tüketimi 6 bin kat arttı...

Elektrik enerjisi tüketiminde hızlı artış sürüyor. Türkiye’de elektrik tüketimi, 1923’de 50 milyon kilowattsaat (kWh) bile değilken, sadece 45 milyon kWh iken şimdilerde 270 milyar kWh’ye ulaşmış durumda. Cumhuriyet tarihi boyunca 6 bin katlık bir artış var. Bu dönemde kişi başına tüketim 3,5 kWh’den 3 bin 400 kWh’yi aşmış durumda. Kişi başına tüketimdeki artış, 1000 kata yaklaşıyor.

-İnsana en çok yakışan hüzündür…

Doğuya hayranlığım masaldan, efsanedendir. Adalar ve Kuzey Avrupa efsaneleri de olmasa batı bu konuda hepten fakir kalacaktı… Şu bir gerçek ki batı bu konuda kısır. Masaldaki, efsanedeki doğunun heybeti, zenginliği batıda yok. Eski Yunan mitolojisindeki tanrılar bile insan gibidir. Örnek mi istiyorsunuz. Tanrıların ve insanların babası olarak tanımlanan Zeus… Roma’da Jüpiter olarak bilinir. Göklerin, şimşeklerin tanrısı… Yağmur ondan beklenir. Nedir özelliği: Çapkınlık. Önemsiz demiyorum ama bir tanrıdan beklenmeyecek kadar insani bir davranış. Batı bir Şahmaran yaratamamıştır. Şahraman Çukurova’dan, Tarsus’tan çıkmıştır. Batı, üzerinde hayli fazla durduğu ölümsüz aşklarda da yetersizdir. Aşkı uğruna dağları delen bir kahraman batıda yoktur. Batının aşk efsanesi Romeo ve Juliet’e bir bakın, bir de doğudakilerine... William Shakespeare de olmasa ne olurdu?  Doğuda, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Kanber ile Arzu, Kerem ile Aslı…Saymakla bitmez. Anadolu’da bile hemen her yören...

Anadolu kadınının linyiti: Tezek…

Hafızamız milletçe zayıf. Çabuk unutuyoruz. Rusya ile ilişkiler, 9 Ağustos 2016 Erdoğan-Putin zirvesiyle normale dönünce, geçmişte ne olduyu çok da hatırlamıyoruz. Biraz anılarımızı tazelersek; Rus uçağı 24 Kasım 2015 tarihinde düşürüldüğünde, Rusya’nın buna karşılık olarak doğalgazı keseceği, Aralık, Ocak, Şubat gibi kışın en sert aylarında doğalgazsız kalacağımız tartışmaları yapılmıştı. Bunu sanırım hatırlarız. Hatta dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, bir konuşmasında, bazı Erzurumluların “Gerekirse tezek yakarız ama sınırlarımızı çiğnetmeyiz” dediğini aktarmış ve “Olursa bizim milletimiz vatanı ve onuru için gerekli fedakarlıkları göstermeye hazır bir millettir” ifadelerini kullanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da  Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na katıldığı Fransa’dan Katar’a geçerken, uçakta gazetecilerle sohbet etmiş, bir gazetecinin “Ortalama vatandaş ‘doğalgaz konusunda bir sıkıntı yaşar mıyız’ diye endişeleniyor, ne diyeceksiniz” şeklindek...

-Dünyanın su dengesi bozuk

Su, hayatın kaynağı. Onsuz yaşam mümkün değil. Bu nedenle insanlık olarak uzayda harıl harıl su arıyoruz. Amaç yeni bir dünya bulmak. Çünkü su varsa hayat var. Gram su bulsak, buz, hatta kurumuş su yatağı, başta NASA olmak üzere herkes heyecanlanıyor. Çok sayıda haber, makale, konferans ardı ardına sıralanıyor.  Herkeste bir heyecan bir heyecan… Uzmanlardan peş peşe açıklamalar geliyor: “Acaba, ilkel düzeyde de olsa canlı hayat var mı” sorusuna cevap aranıyor.  Dünya, Güneş Sistemi’nin en güzel gezegeni. Belki de Güneş Sistemi’ni de kapsayan Samanyolu Galaksisi’nin.  Uzaydan çekilmiş fotoğraf ve görüntüler de dünyanın eşsiz güzelliğini gözler önüne seriyor. Venüs yanında bir hiç. Güneş sistemindeki diğer gezegenler toprak, metallerin değişik tonlarında görünürken, yerküremiz mavi, beyaz, yeşil, kahverengi boyalarla süslenmiş, narin, kırılgan, hassasiyetle korunması gereken bir sanat eseri. Masmavi bir bilye gibi… Dünyayı uzaydan ilk gören insan Rus kozmonot Yuri ...

-Enerji tüketimimiz 50 yılda nasıl değişti?

Enerji tüketiminin sanayileşmeyle doğrudan bağlantısı var. Petrol veya doğal gaz zengini ülkeler hariç, adını bilmeseniz de kişi başına enerji tüketiminden o ülkenin sanayileşmiş bir ülke olup olmadığını anlayabilirsiniz. Şimdi günümüzden teknoloji açısından bakarsanız çok çok eski bir tarihe, 1965 yılına kadar gidersek, enerji tüketiminin neredeyse tamamen sanayileşmiş ülkelerin tekelinde olduğunu görürüz. BP’nin enerji raporuna göre, 1965 yılında toplam birincil enerji tüketimi, ABD’de 1 milyar 286,5 milyon ton petrol eşdeğeri (TEP), Sovyetler Birliği’nde 590,1 milyon TEP, batı ve doğu Almanya toplamı olarak 253,4 milyon TEP, Birleşik Krallık’ta 197,6 milyon TEP iken Çin’de 131,4, Hindistan’da 52,7 milyon TEP düzeyinde kalıyor. Koca Çin; toplamda Almanya’nın neredeyse yarısı kadar enerji tüketimiyle yetinirken, Hindistan’ın tüketimi Almanya’nın beşte birini ancak buluyor. İşin ilginç yanı nüfusu o tarihte 31,5 milyon olan Türkiye’nin toplam birincil enerji tüketiminin sadece 7...

-Enerjin yoksa yerüstü kaynaklarını değerlendir!

Şunu baştan açıkça ortaya koyalım. Türkiye, enerjide dışa bağımlı bir ülke. Bu çok önemli bir sorundur ve önünde sonunda çözülmesi gerekir. Aksi takdirde, ülkenin geleceğini tehlikeye girer. En son 9 Ağustos 2016 tarihinde Rusya’nın Çarlık başkenti St. Petersburg kentinde yapılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirvesinin de en temel konularından biri pek tabii olarak enerji idi. İki ülkenin ticari ilişkilerinde enerjinin boyutu o kadar büyük ki, Rusya, 2015 yılında Türkiye’ye 12,9 milyar doları enerji ürünleri olmak üzere 20,4 milyar dolarlık mal sattı ve ülkemizin ithalatında Çin ve Almanya’nın ardından üçüncü oldu. Bu yılın Ocak-Haziran döneminde Rusya’nın Türkiye’ye mal satışı 4,3 milyar doları enerji olmak üzere 7,8 milyar doları buldu ve Türkiye’nin ithalatında Çin ve Almanya’nın ardından yine üçüncü sırayı aldı. Türkiye’nin Rusya’dan yaptığı ithalatın çok büyük bölümü enerji ithalatı oluşturuyor. Doğal gazın yüzde 55’ini Rusya’da...

-Enerjinin yıldızları; rüzgar, güneş, jeotermal…

Enerjinin, tartışmasız bir şekilde, tarımla birlikte en önemli iki stratejik sektörden biri olduğu kuşku götürmez. Niçin stratejik? Çünkü yokluğu halinde normal yaşamınızı sürdürmeniz mümkün değildir. Tarım olmadan yaşayamazsınız, çünkü aç kalırsınız. Enerji olmadan, günümüzde, aydınlatmayı, ısınmayı, soğutmayı, ulaşımı sağlayamazsınız. En temel ihtiyaçlarınızı karşılayamazsınız. 100 katlı binayı asansör olmadan çıkabilir misiniz? Enerji olmadan binlerce kilometre uçakla uçabilir misiniz? Bırakın uçmayı, 10 kilometre uzaktaki işyerinize gidebilir misiniz? Enerji olmadan yiyeceklerinizi buzdolabında saklayabilir misiniz? Çamaşır makinesiz, buzdolapsız, televizyonsuz, fırınsız, bulaşık makinesiz, elektrik süpürgesiz, ocaksız, doğalgazsız, benzinsiz, motorinsiz, cep telefonsuz bir hayat düşünün. Zor değil mi? Hatta ben bu yazıyı elektrik olmadan bilgisayarda nasıl yazardım, nasıl saklar, nasıl mail atardım? Günümüzde elektriksiz bir hayat düşünmek çok zor. Olmaz değil ama ilkel şartlar...